Pazartesi, Ocak 30, 2012

Ocak 2012 ay sonu bütçe değerlendirmesi

Hedefler olmadan hiçbir şey olmuyor. Nerden gelip nereye gittiğimizi görebilmemiz için arada sırada da durup bir değerlendirme yapmak lazım. Bir ayın daha sonuna geldik ve bütçe hedef gerçekleştirme değerlendirmesi yapma zamanı. 
MASRAFLARHEDEFLENENGERÇEKLEŞENKALAN
Ev aidat150109,6640,34
Isı1201146
Elektrik55550
Kablolu14140
Telefon020-20
İnternet29290
Bakım-Onarım100496
Market-Gıda300330,32-30,32
Market-Abur cubur3040,19-10,19
Market-Temizlik2016,583,42
Kişisel bakım3016,6513,35
Ev eşyası1005545
Dışarda yeme6062-2
Doğum Günüm1001882
Giyim2501042,7-792,7
Yol2072-52
Hediye04,75-4,75
Bağış030,75-30,75
Sağlık0 0
Veteriner357,8527,15
İçme suyu2227,5-5,5
Taksitler0 0
Diğer aidatlar280 280
Kitap-Dergi1014,5-4,5
Öngörülemeyenler40 40
Hobiler-Spor3536-1
Toplam18002120,45-320,45


*Doğum Günüm- Bir doğum günümü daha evde kukumav kuşu gibi geçirmeyi planlamıyordum ama her zamanki gelenek bozulmadı. Sanırım kaderim böyle; yapacak bişey yok. Aslında kutlanacak bişey de yok zaten, bir yaş daha yaşlandım. Kendimi biraz neşelendirmek için aşağıdaki harcamaların bir kısmını o gün yaptım. Tabii kredi kartı ekstresi gelince neşe falan kalmadı...

*Bakım ve onarım- Geçen ayki su tesisatı faciasının ardında kalan 1 metre karelik fayans kırığını kendimiz tamir etmeyi başardık. Ustalara 100 liramızı kaptırmadık. Su tesisatçısına 2 saatlik işçilik bedeli olarak 250 Lira ödedikten sonra aklımız başımıza geldi. Bundan sonra kendi işimizi kendimiz yapmaya karar verdik. Ayrıca yapı marketlerin eğitim kurslarını da takip etme kararı aldık.

*Giyim- Toplam hasar: 1043TL. Bir yıl içinde kıyafete harcanan toplam para, bir aylık maaşı geçmemeli. Böyle düşününce fazla acıtmıyor. Çünkü çok uzun bir süredir bu boyutta  bir alışveriş çılgınlığı yaşamamıştım. Zaten alacak da bişey kalmadı. Bu durumda kendime gelecek 6 ay için kıyafete harcama yasağı koyuyorum.

*Diğer aidatlar- 2012 Devremülk aidatını bu ay da yatırmadım. Ama Şubat ayında bundan kaçış yok. Çünkü ay sonunda Ilgaz Dağlarına kayak yapmaya gidiyoruz. Yuppii!

Diğer kalemlerde fazla bir sapma yok. Bu ay birtek giyimde çuvallamışım. Toplamda 320 Liralık limit aşımı ile ayı bitiriyorum. İşin kötüsü gelecek ay da tatil ayı. Yani bu yıla tasarruf açısından kötü başlıyoruz.


Cuma, Ocak 27, 2012

rüzgar

Rüzgarın yönünü değiştiremeyiz belki, ama yelkenlerimizin yönünü değiştirebiliriz.


Çarşamba, Ocak 25, 2012

Neden açık kredi hesapları, acil ihtiyaç fonu değildir

Bugün sizlere, bankaların farklı isimlerle pazarladığı bir üründen bahsedeceğim: Kredili mevduat hesabı; açık kredili hesap da diyebiliriz.
Bu hesap sayesinde, hesabınızda para olmasa bile önceden belirlenen limitler dahilinde para çekebilir, ödemelerinizi hesaptan yapabilirsiniz. Tabii faiz karşılığında. Kullandığınız tutar ve süreye göre hesaplanan faiz, ay sonunda hesabınıza yansıtılır.
Bu tür bir hesap varken acil ihtiyaç fonuna ne gerek var canım? Bu fondaki parayı başka bir yerde, mesela macera olsun diye hisse senetlerinde kullanabiliriz- gibi bir fikir  aklınıza gelebilir. Ama ben hiç de öyle düşünmüyorum. Güvenlik minderi olarak nakit parayı, kredi borcuna bin kez daha yeğlerim. Bunun için 5 tane nedenim var çünkü:

1.         Tasarruf demek rahat nefes alabilmek demektir: Güvenlik minderinizin olması, siz acil durumu atlatırken aynı zamanda bir borç yükünüzün oluşmasını önler. Acil durum fonunuzdaki para nihayetinde eriyecek; aynı şey açık kredi hesabının limiti için de geçerli. Ama aradaki fark, fondaki paranız bitse bile halen borçsuz olacaksınız.
2.         Kredili mevduat hesapları, tasarruf hesabı değildir: Bu hesapları acil durumlar için kullandığınızda, haliyle en büyük problem geri ödemek zorunda olmanızdır. Acil durum fonunuzu kullanmak zorunda kaldıysanız, bu demektir ki gerçekten acil bir ihtiyaç içindesiniz. Bu duruma niye bir de borç stresi eklemek isteyesiniz ki? Kredi kartlarının astronomik faiz oranlarının yanında, bunların daha düşük olduğunu düşünmeyin. Borç borçtur ve kapatması gayet streslidir.
3.         Kredi limitinizi banka belirler: Yani bankanın insafına kalmışsınızdır. Aynı zamanda ikide birde değişen politikalar, prosedürler ve faiz oranlarının da…
4.         Kredi, bir güvence değildir: Acil ihtiyaç fonu, bir minder görevi görür. Tökezlerseniz, yere çakılmayın diye oradadır. Size ayak bağı olacak bir tarafı yoktur. Ödeme planları, faiz oranları, çoğalan borç diye bir şey yok. Bunun aksi durumda, krediye güvenerek yaşamak demek bıçak sırtında yaşamak demektir. Bankadaki nakit paranız, size seçme şansı verir; kendinize güveniniz artar.
5.         Kimsenin acil durumlara karşı bağışıklığı yoktur: İşiniz ne kadar güvencede gibi görünse de, sağlığınız ne kadar iyi olsa da kimsenin gelecekteki olumsuzluklara karşı bir bağışıklığının olmadığını unutmayın. Ayrıca bu gibi stresli durumların ne kadar süreceğini de bilemeyiz.

Acil bir durumdayken  bir de üzerine borçlanmak zorunda olmak çok kötüdür. Hayatın kaçınılmaz engellerinden kendinizi korumak için finansal bir güvence yaratmalısınız. Bir acil ihtiyaç fonu, zor zamanlarınızda mümkün olan bütün yardımları alabilmeniz için size kapıları açacaktır.

Pazartesi, Ocak 23, 2012

Tatil bir ihtiyaç mıdır yoksa istek mi?

Bedenlerimizin iş hayatının stresinden bir süre de olsa uzaklaşması gerek. Bu mola olmadan, vücudumuz yenilenecek, canlanacak ve kendini toparlayacak zamanı bulamaz. Masasına 24/7 zincirli olanlardan mısınız? İşte size bavulunuzun tozunu almak için 6 adet sebep:
1. Kondüsyonunuzu artırmak için
Tatiller bizi egzersiz yapmaya zorlar; çünkü uzun mesafeler yürürüz. Yüzmek, çocukların arkasından koşturmak ve oyun oynamak bize spor yaptırır. Kan dolaşımımız artarak kalp atışımız hızlanır, bağışıklık sistemimiz olumlu etkilenir.
2. Vücudunuzu yeniden yapılandırmak için
Sabahtan akşama kadar olan iş stresi ortadan kalkınca, bedenimiz kendini toparlamak için zaman bulur. Biz tatildeyken hastalıklarla savaşmak, sistemimiz için daha kolaydır. Çünkü dışarıdan gelen diğer etmenlerle o kadar da çok uğraşmıyordur. Sırt ağrısı, migren, boğaz ağrısı gibi kronik hastalıklar biz tatildeyken mucizevi bir şekilde yok olur.
3. Nefes almayı kolaylaştırmak için
Hava kirliliği, şehirlerde çok yaygın. Ciğerlerinize ve kan damarlarınıza kendilerini temizlemek için bir şans verin. Peki bu temiz havayı nerede bulacağız? Kalabalık olmayan tatil kasabalarında, denizden yüksek yerlerde, kayak alanlarında, ormanlara yakın alanlarda.
4. İlham almak için
Eğer çalışma şevkinizi kaybettiyseniz o zaman bir ilham yüklemesine ihtiyacınız var demektir. Sizi heyecanlandıran yerleri ziyaret etmek, sevdiğiniz şeyleri yapmak sizi yeniden şarj edecektir.
5. Daha iyi uyumak için
Düşük stres seviyeleri ve huzurlu ortamlar, uyku düzeninizi yeniden yakalamak için yardımcı unsurlardır. Kafanızdaki ses düğmesini kısın ve kendinize sessiz, sakin bir yer bulun.
6. Çocuklarınıza bir iyilik yapmak için
Günümüzde çocuklar, giderek artan bir oranda annenin de babanın da tüm gün çalıştığı ailelerde büyüyorlar. Ana-babalar, çocuklarıyla geçirmeleri gereken değerli zamanları kaybediyorlar. Çocuklar, aileleri stresli, yorgun ve sıkıntılıyken ortalıkta dolanmak zorunlu kalıyorlar. Öyleyse herkese bir iyilik yapın ve beraber tatile çıkın.


Cuma, Ocak 20, 2012

dışarıda hava çok soğuk

DİKKAT!!!!
Hava buz gibi, sokakta kimsesiz birini görürseniz telefon edin; gelip alıyorlar.
İstanbul: 0212 455 13 00
İzmir: 361 71 51
Ankara: 418 66 62
Eskişehir: 211 40 00
Ben de bu şekilde gördüm ve aynen kopyaladım, paylaşıyorum. Siz de paylaşın lütfen….

Çarşamba, Ocak 18, 2012

Prof. Dr. Canan Karatay’dan randevu almak

Karatay Diyeti kitabını okuduktan sonra her gün içtiğim kolesterol ilacı hakkında aklımda soru işaretleri oluştu. Zaten bu ilaçlarla ilgili bayağı bir polemik olduğunu biliyorum. Benim durumumda gerçekten ilaç kullanmak gerekli mi diye hocaya sormak için randevu almaya karar verdim. Malum, finansal konular gibi, sağlık konuları da kişiye özel. Yalnız randevu almak için internetten bir türlü telefon numarasını bulamadım. Uzun çabalardan sonra 0216 450 0303 no lu telefondan randevu almayı başardım. Şu anda Kadıköy Florence Nightingale hastanesinde çalışıyormuş. Nerede çalıştığını arayıp da benim gibi bulamayanlara duyurulur.
Gitmeden önce vizite ücretini de bir sorayım dedim. Allahtan sormuşum; 330TL imiş. Oralarda kalp krizi geçirip bir de hastane masrafı çıkarmak vardı…

Cumartesi, Ocak 14, 2012

Acil durum stokları

Bugün birkaç saatlik elektrik kesintisi ve buna bağlı olarak kaloriferlerin yanmaması, aklıma hemen deprem gibi doğal bir felaket olursa karda-kışta ne yaparız sorusunu getirdi. Hemen bir stok yapılacak şeyler listesi hazırladım. Listemde şunlar var:
*El feneri ve yedek piller
*Mum ve kibrit
*En az 2 haftalık yiyecek stoğu ve su ( Pişirmeye gerek olmayan konserve balık ve diğer yemekler, Teneke kutuda uzun ömürlü peynir, uzun ömürlü süt, kahvaltılık mısır gevreği, reçel, fındık ve zeytinyağı, tatlı ve tuzlu bisküvi. Aklıma şimdilik bunlar geliyor. Markete gidince belki farklı şeyler de bulurum.)  Tabii bunları stoklarken son kullanma tarihlerini ajandama not edip günü gelmeden değiştirmem lazım.
*Hijyen ürünleri
Bir de bilgisayar, cep telefonu gibi elektronik aletlerin şarjlarını her zaman dolu tutmak gerekiyor. Bugün elektrikler kesildiğinde ilk fark ettiğim şey bu oldu. Ne e-kitap okumaya ne de dizüstü bilgisayarımı açmaya cesaret edebildim. İkisinin de şarjları yarıdan azdı ve elektriklerin ne zaman geleceği belli değildi. Bu durumda pilli radyom çok işime yaradı. Çünkü insan ne olup bittiği ile ilgili bilgi almak istiyor. Acil durumlar için evde kesinlikle pilli bir radyo bulundurun.
Ayrıca eve ufak boy bir yangın söndürücü almaya karar verdim. Sözde apartmanda yönetim her kata bir tane yerleştirecekti. Onlardan beklersem daha çok bekleyeceğim. Bu yüzden kendim almaya karar verdim.
Sizler bu konuda ne yapıyorsunuz? Bir afet stoğunuz var mı?

Perşembe, Ocak 12, 2012

kredi vadesi nasıl olmalı?

Kişisel finans konuları, adı üzerinde kişiseldir. Bir kişi bişey yaptı diye herkes için de doğru olacak anlamına gelmez. Bazılarımız borçtan kurtulmak için mümkün olduğu kadar tutumlu olmak zorundadır. Aşırı borçlanan kişi, bunu biran önce kapatmak zorundadır. Yoksa minimum tutarları ödeyerek borç, hiçbir zaman kapanmaz. Sürekli faiz ödemeye devam edersiniz. Kredi kartlarında olduğu gibi. Alışverişlerde taksit yaptırmak kontrolü kaybetmenize yol açabilir. Farkına varmadan aylık ödemeleriniz çeviremeyeceğiniz boyutlara gelir ve minimumları ödemeye başlarsınız. Bu yüzden hiçbir zaman taksit yaptırmanızı önermiyorum.
Bazıları da borcu uzun vadeye bölerek daha relaks bir ödeme türü tercih eder. Bireysel krediler gibi. Ama bu yöntem herkes için uygun olmayabilir. Özellikle uzun dönemde iş garantiniz yoksa, ki şu günlerde kimsenin bir garantisi olduğunu sanmıyorum. Geçmişte bir şube müdürüm toplantıda:’Oturduğum şu koltuğun köşesine popomun ucuyla oturuyorum. Siz de pek yayılmayın’ demişti. Durum o zamankinden pek de parlak değil.
En iyi borç hiç olmayan borçtur diyor ve ekliyorum: Cebinizdeki para kadar harcayın. Yoksa kendinizi lütfen frenleyin.

Pazartesi, Ocak 09, 2012

para sevgisi

Parayı ne çok önemseyeceğiz, ne de yok farz edeceğiz. Parasını yöneten, hayatını yönetir. Ama olayı çok büyütüp gece-gündüz parayı sayıklamanın da alemi yok. Mevlana “para ve insan” ilişkisini anlatırken “gemi ve su” benzetmesini kullanır.
Gemiyi yüzdüren su, ne zaman geminin içine girerse o gemiyi batırır. Para ihtiyaçlarımızı gidermek için önemli bir araçtır. Ancak para sevgisi insanın cebiyle sınırlı kalmaz, kalbine girerse, o para insanı batırır.
Para insanı cebinde mutlu eder. Kalbine girdiği anda ise insanı mutsuz eder. Dengeyi kurmak sizin elinizde.

Cuma, Ocak 06, 2012

10 saniye kuralı

Beklediğim indirim sezonu sonunda geldi. Yıl içinde son iki ay hariç neredeyse hiç giyim masrafı yapmamıştım. Normal fiyat etiketleri aslında pek de normal olmadığı için sadece sezon indirimleri zamanında toplu alışveriş yapıyorum. Bu yüzden dün kudurmuş gibiydim. Cevahir AVM’ den sonra, akşam da Akbatı AVM ye gittim. Şimdilik indirimler %40 civarı. Birkaç haftaya kadar %60 olur herhalde. Yani biraz daha sabırlı olmam lazım.
Alışveriş yaparken her zaman 10 saniye kuralını uyguluyorum. Almadan önce 10 sn düşünüyorum. Bu ürünü kaç kere kullanırım sorusunu kendime soruyorum. Bu bir istek mi yoksa ihtiyaç mı? Bütçemde bunun için bir para ayrılmış mı? Eğer bütün bu sorulara olumlu cevap verebiliyorsam alıyorum.


Bu botu 125 Liraya ve çok severek aldım. En az 4 yıl kullanma niyetindeyim. Tabii havalar hep böyle iyi giderse daha da uzun yıllar giyerim herhalde…

Çarşamba, Ocak 04, 2012

e-kitap

E-kitap okuyucuma büyük uğraşlar sonucunda 1 adet kitap yüklemeyi başardım. Aslında süper kolaymış; ama ben işi biraz karıştırmışım. Bu e-kitap işi fena olmadı sanırım. Artık tembelliği son. Ayda 1 kitap okuma hedefim var.
Şu anda Canan Karatay’ın Karatay diyeti kitabını okuyorum. Kitap toplam 249 sayfa, ben ilk gün 48. Sayfaya kadar geldim. Bu alet, bana sanki okuma hızımı artırdı gibi geldi. Kitabı İdefix’ten 8,5TL ye aldım. Basılı hali ne kadar bilemiyorum; ama bu şekilde çantamda taşıyıp gittiğim yerlerde (özellikle de toplu taşımada) okuyabileceğim için çok memnunum. Ağırlığı sadece 300 gram. Yalnız radyosunu çalıştıramadım. Firmanın danışma hattını arayıp sordum. Türkiye’de bandrolü olmadığı için çalışmıyormuş. Cevaptan pek tatmin olmadım doğrusu. Bilgisayardan da radyo dinliyoruz. Bunlarda bandrol var mı ki? Bu sorunu nasıl çözerim, bir fikri olan var mı?

Salı, Ocak 03, 2012

2012’den neler beklemeliyiz?

2011 pek çok kişi için zor bir seneydi. Parası olan elindekini korumak için zorlandı, olmayan da daha da fakirleşti. Pek çok kişi borçlarını azaltma stratejileri konusunu tartışıyor. Maalesef kredi kartlarının minimum ödeme oranını veya bunun biraz üzerini ödeyenler var. Tutumlu yaşam felsefesi bu yıl da popülerliğini koruyacak.
Bu sene finansal açıdan kendimde iki değişiklik yapmayı düşünüyorum: Birincisi bir acil ihtiyaç fonu kuruyorum. Her ay buraya 75 lira yatıracağım ve bu paraya acil ihtiyaçlar haricinde kesinlikle dokunmayacağım. 10 bin lira bu fonun toplam hedefi. Parayı da hazine bonosunda değerlendireceğim.
İkinci değişiklik, boş olan hisse senedi hesabımı hareketlendireceğim. Aslında hisse senetlerine hiç güvenmem. Para kaybetmek o kadar kolay ki… Yalnız gerçek olan bir şey de sabırlı olup uzun vade beklenirse en tatlı karları da buradan yapmak mümkün. Tabii bu yatırımım öyle büyük paralarla olmayacak. Her ay 100 lirayı değişik bir hisse senedine yatıracağım. Böylece risk dağılacak ve zaten 100 lira gibi az bir tutarla olduğu için beni etkilemeyecek. 10 yıl sonunda bakalım burada ne kadar para birikecek.
Bu iki fon da 10 yıl gibi uzun vadeli. Kısa vadede de altın almaya devam ediyorum. 2011 yılında altın bana çok uğurlu geldi. Yalnız aralık ayında bir ters köşe oldum. Ama beklentim tekrar yükseleceği yönünde. Düşük olan fiyatı alım için değerlendirmek lazım. Bu sene de istisnai günler olabilir. Şu anda dolara yapılan müdahalede olduğu gibi. 2012’de doları ortalama 1.90 civarında olarak hesaplıyorum. Yine de herkesin beklenmeyeni beklemek gibi bir planı olmalı. 2012 herkese uğurlu olsun....

Pazartesi, Ocak 02, 2012

Ocak 2012 hedeflerim

MASRAFLARHEDEFLENENGERÇEKLEŞENKALAN
Ev aidat150150
Isı120120
Elektrik5555
Kablolu1414
Telefon00
İnternet2929
Bakım-Onarım100100
Market-Gıda300300
Market-Abur cubur3030
Market-Temizlik2020
Kişisel bakım3030
Ev eşyası100100
Dışarda yeme6060
Doğum Günüm100100
Giyim250250
Yol2020
Hediye00
Bağış00
Sağlık00
Veteriner3535
İçme suyu2222
Taksitler00
Diğer aidatlar280280
Kitap-Dergi1010
Öngörülemeyenler4040
Hobiler-Spor3535
Toplam180001800

Bu ay, beklediğim bir marka indirime girecek. Aslında giyim kalemine bu ay için daha fazla para ayırmayı planlıyordum; ama geçen iki ayki limit aşımı yüzünden 250 liraya kadar düşürdüm.