Çarşamba, Mart 07, 2012

yoyo piyasalar


Piyasalar iyice yoyo gibi oldu. Altın ve döviz bir inip bir çıkıyor. Geçen hafta içinde, altın bir gün içinde öyle bir düştü ki izlerken başım döndü. Dolar da aynı. Bu sene içinde 1.74 ten dolar alacağım aklıma gelmezdi. Daha yeni 1.90 ları konuşuyorduk.
Altının dolar karşılığı 200 günlük ortalamalar grafiği şöyle.



Gelecek hareketin aşağı mı yoksa yukarı mı olacağı merak konusu.

Cuma, Mart 02, 2012

Mart 2012 Bütçe Hedeflerim

MASRAFLARHEDEFLENENGERÇEKLEŞENKALAN
Ev aidat110110
Isı190190
Elektrik4545
Kablolu1414
Telefon00
İnternet2929
Bakım-Onarım00
Market-Gıda300300
Market-Abur cubur3030
Market-Temizlik2020
Kişisel bakım3030
Ev eşyası100100
Dışarda yeme6060
Tatil??800800
Giyim1010
Yol00
Hediye00
Bağış00
Sağlık00
Veteriner185185
İçme suyu2727
Taksitler00
Kitap-Dergi00
Öngörülemeyenler2020
Hobiler-Spor3030
Toplam200002000


Bu ayki harcamaları 2000TL de sabitlemeye çalışacağım. Tabii ay sonu tatile çıkamazsak bunun çok daha altında olması lazım. Geçen ayki performansım süperdi. Umarım yine benzer olur.

Bu arada TL nin yeni simgesini gördünüz mü?


Ben ilk gördüğümde hiçbir anlam veremedim. Sonra Merkez Bankasının yaptığı açıklamayı okudum. Şöyle diyor:
‘Simgenin çıpa şeklinde olması TL'nin güvenli liman haline geldiğini gösteriyor. Yukarı doğru çizgiler de paranın yükselen değer olduğunu simgeliyor. ‘
Pek tatmin olmadım. 25 bin TL ödüle yazık olmuş.
Hazırlanan özel programla TL'nin simgesi AltGr+T tuşlarına basıldığında çıkacakmış. Vatandaşlar yazı tipi ve uygulamalarına Merkez Bankası'nın sitesinden erişebileceklermiş. İlgilenenlere duyurulur.

Çarşamba, Şubat 29, 2012

Şubat 2012 Bütçe Hedef Gerçekleştirme Değerlendirmesi

AMASRAFLARHEDEFLENENGERÇEKLEŞENKALAN
Ev aidat110140-30
Isı19014644
Elektrik85850
Kablolu14140
Telefon0 0
İnternet29290
Bakım-Onarım0 0
Market-Gıda300347,98-47,98
Market-Abur cubur3056,27-26,27
Market-Temizlik2037,5-17,5
Kişisel bakım3023,936,07
Ev eşyası50118-68
Dışarda yeme60519
Tatil800 800
Giyim045-45
Yol0 0
Hediye015-15
Bağış70700
Sağlık0 0
Veteriner15096,8553,15
İçme suyu2227,5-5,5
Taksitler0 0
Diğer aidatlar280352-72
Kitap-Dergi0 0
Öngörülemeyenler015-15
Hobiler-Spor30300
Toplam22701700,03569,97

Sanırım bu ay hedef gerçekleştirme konusunda kendimi hararetle tebrik edeceğim. Bütün ay boyunca toplam harcama: 1700 TL ve bunun zaten 352 TL si yıllık devre mülk aidatı. Yani aslında toplam 1348 TL harcamışım. Geçenlerde yayınladığım yoksulluk sınırının çok altında, açlık sınırının da biraz üzerinde. J)
Bu ay sonunda lafta kayak tatiline çıkacaktık. Tabii yalan oldu. Eşimin hafta sonu eğitimleri ve artık kar görünce öğğğ olmamız nedeniyle Mart sonuna erteledik. Mart sonunda da kar kalmadı falan fıstık gibi bir mazeret olmaz umarım.
Gelelim tek tek harcama kalemlerine:
*Ev  aidatı- Niye her ay bir aşağı- bir yukarı gidiyor, ben de bilmiyorum; bana sormayın.  
*Isı- Ben, sayaçta gördüğüme göre hesapladım. Sanırım aradaki fark nisan veya mayıstaki son faturaya yansır.
*Gıda- 50 Lira gibi bir limit aşımı var. Aslında az bile. Çünkü daha önce bahsettiğim acil durum stoklarını oluşturmaya başladım ve bunun için ayrı kalem açmayı unutmuşum. Neticede iyi.
*Abur cubur-26,27 Lira limit aşımı. Son birkaç günde oluşan bir limit aşımı. Bütçe konusunda kendimi tebrik ederken oldu.
*Ev eşyası- 68 Lira limit aşımı. İkea’dan uzak durmalıyım. Oraya bir girdi mi  insan bişey almadan çıkamıyor.
*Giyim- 45 Lira limit aşımı. 6 ay boyunca kıyafet alma yasağımı unuttuğumu sanmayın sakın. Bu harcama tamamen sağlık amaçlı. Kış uzayınca çorap ve evde giymek için patik ihtiyacı çoğaldı. Her bir kuruşu ayakları sıcak tutmak amaçlı kullanıldı.
Özet olarak, toplamda 1700 TL harcama ile finansal açıdan güzel bir aydı.

Pazar, Şubat 26, 2012

Ekonomiyle ilgili bir numaralı korkunuz ne?

Türkiye ekonomisi ile ilgili ufak bir gözden geçirme zamanı. Hep kendi aile ekonomimizi inceleyecek değiliz tabii.
Genelde her şey yolunda gidiyor gibi; ama birtakım yeni riskler ve gelişmeler de yok değil. Bazıları dış kaynaklı ve bizim bunlardan kaçınma gibi bir durumumuz maalesef yok.
*Avrupa Birliği’nin çamurda debelenişi
*Benzin fiyatları
*İran’a savaş açma hevesi
*Sürpriz bir enflasyon
*Döviz Kurlarında anormal hareketler
*Terör saldırıları
*Cari açık
*Halkın borç sorunu
*Amerika’da parasal daralma / durgunluk
*İşsizlik
*Borsaların tepe takla olma riski

Sanırım benim en büyük korkum İran ile ilgili olanı. Savaştan para kazananlar altından girip üstünden çıkıyor, bir şekilde amaçlarına ulaşıyorlar. Her şeyimizin olumsuz etkileneceği böyle bir senaryoyu düşünmek bile istemiyorum.
                                             Edvard Munch ın Çığlık tablosundan
Sizin en büyük korkunuz ne?

Cuma, Şubat 24, 2012

yoksulluk ve açlık sınırı- asgari ücret

Bugün gözüme bir şey takıldı. CNNTURK’ün yayınına göre Memur-Sen yılın ilk ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 1031 Lira, yoksulluk sınırını da 2760 Lira olarak açıklamış.

Bir başka kaynaktan bulduğuma göre de Türk-iş, Ocak ayında 4 kişilik ailenin açlık sınırını 958 Lira, yoksulluk sınırını ise 3123 Lira olarak hesaplamış.

Bu duruma göre benim bütçe hesaplamalarım her iki kuruma göre de yoksulluk sınırının çok altında kalıyor. Hata nerde acebaa?
Bunun yanında bir de Türkiye’de uygulanan asgari ücret ve buna uygulanan kesintiler var. Görünce moraliniz bozulabilir.

ASGARİ ÜCRET VE YASAL KESİNTİLER
(01.01.2012-30.06.2012 Dönemi)
16 Yaşından Büyükler için
Brüt Ücret 886,50 TL
Sigorta Primi İşçi Payı 124,11 TL
İşsizlik Sigortası Primi İşçi Payı 8,87 TL
Gelir Vergisi Matrahı 753,53 TL
Gelir Vergisi 113,03 TL
Damga Vergisi 5,85 TL
Kesintiler Toplamı 251,85 TL
Asgari Geçim İndirimi
(Bekar ve Çocuksuz) 66,49 TL
NET ELE GEÇEN (Asgari Ücret + AGİ) 701,14

Adama zaten kuş kadar bir ücret veriliyor; bide üzerinden bu kadar vergi ve kesinti olur mu demeyin; oluyor. Bu uygulamada da bir hata var gibi gibi.

Çarşamba, Şubat 22, 2012

emeklilik rüyası

Dün gece yarısı panik halinde uyandım. Rüyamda emekli olmaya hak kazanamamış, beş parasız ve yaşlı bir kadın olarak sokaklarda yaşıyordum. Kocam da yanımdaydı. Herhalde kendisi de emekli olmayı başaramamış. Yani bir rüya değil, tam bir kabustu.
Bu bir işaret olmalı. Emeklilik için daha çok para biriktirmeye başlamam lazım. Eskiden, insanlar yaşlanınca paraya fazla ihtiyaç duymazlar. Gezip dolaşacak, yiyip içecek enerjileri kalmaz, ellerindekiyle geçinir giderler falan diye düşünürdüm. Ama artık fikirlerim tamamen değişti. Bir defa insanlar yaşlanınca kesinlikle eski alışkanlıklarından, düzenlerinden vazgeçmek istemiyorlar. Bu düzenlerin devamı için para akışının aynı oranda devam etmesi gerekiyor. Üzerine bir de sağlık giderlerindeki artış ekleniyor.
SGK’dan bağlanacak emekli aylıkları anca aidat ve sabit giderlere yeter. Bu yüzden kesinlikle ayrı bir emeklilik fonu oluşturmalıyım.

 Bundan 9 yıl 2 ay önce bir bankadan tek prim ödemeli yatırım sigortası almıştım. 2.700 USD (o günün parasıyla 4430 TL) yatırmıştım. 10 yıl sonunda yani bu yıl sonu bakalım ne kadar geri verecekler. Özel bankaların emeklilik sigortalarını iyi bir test etmiş olacağım. 5000 USD altında verirlerse kötü performans sayacağım.

Pazartesi, Şubat 20, 2012

Mavi kapak kampanyası

Uzunca bir süredir mavi kapak kampanyası için evde kapak biriktiriyorum. İlanını bir yerlerde görmüş; ‘Aaa ne güzel’ diye düşünüp ben de biriktirmeye başlamıştım. Herhalde kampanyadan herkesin haberi vardır. Bu kapaklarla engellilere tekerlekli sandalye alınıyormuş. Yalnız kampanya hala devam ediyor mu diye bugün içime bir kurt düştü. İnternetten bir bakayım dedim. Onca kapak elimde patlasın istemem sonuçta.
Kampanya ile ilgili ilginç bilgiler buldum:
Bu kampanyayı Ege Üni. Diş Hekimliği Fakültesi başlatmış. 250 Kg kapakla, yani 160 bin civarı kapakla 1 tekerlekli sandalye alınıyormuş. Büyük damacana kapakları da kabul oluyormuş. Kapağın sadece mavi olması da şart değil; farklı renkte plastik kapaklar da oluyormuş. (Ben saf saf sadece mavileri topluyordum halbuki). Ebatları da önemli değil. Marka hiç önemli değil. Neticede bunlar geri dönüşüm firmasında eritiliyor. Ülkemizde herkes 1 tane mavi kapak verse, bütün Avrupa’da tekerlekli sandalye almayan engelli kalmazmış. Hesabı böyle yapınca daha anlamlı geliyor. Yani benim verdiğimden ne olacak canım demeyin. Tane tane kapakları toplayın. 

Hafta sonu gezerken 212 AVM’de kapakları atabileceğim bir konteynır da buldum. Artık elimde tutmayıp her gidişimde atacağım. Çorbada benim de tuzum olsun.

Salı, Şubat 14, 2012

Bütçe yapmak neden benim için çok önemli

Geçenlerde bir arkadaşımla konuşuyorduk. Belirli bir bütçe ile yaşayıp aynı zamanda nasıl olup da bütün diğer şeyleri yaptığımı- kayağa gitmek, pilates grubuyla çalışmak, yurt dışında tatil yapmak, konserlere gitmek, üzerine bir de para biriktirmek gibi şeyler- anlamadığını söylüyordu. Birkaç defa kendisi de bütçe yapmayı denemiş ama her seferinde sinirleri bozulup bırakmış. Kendisine, bütün extra şeyleri yapabilmemin tek sebebinin işte bu bütçe yapma alışkanlığı olduğunu söyledim.
Bazı insanlar paralarını gerçekten çok iyi idare edebiliyor. Kazandıklarından daha azını harcayabiliyorlar.(Hem de benim gibi bir Excel tablosu yapmadan). Bütçe yaparak yaşamak, otomatik olarak hayatınızdan bütün eğlenceli olan şeyleri çıkaracaksınız demek değil. Sadece kontrolü elinize almanız ve paranızın nereye gittiğini, neler yaptığınızı anlamanız demek.
Günümüzde her şeye hemen, çabucak, şimdi sahip olmak istiyoruz. Pek çok kişinin borçla debelenmesinin sebebi de borç geri ödemelerinin yavaş ve güç olması. Güç, çünkü insanlar her şeyi çabucak almaya alışmış durumda.
Ufak harcamaların birikip büyük tutarlar etmesi çok ilginçtir. Çoğunu aldığınızı bile hatırlamazsınız. Pasif olarak ‘’Nasıl oldu da geçen ay 500 Lirayı kıyafete verdim?’’ Sorusu yerine aktif olarak ‘’ Bu ay kıyafete harcayacağım 100 Liram var ‘’ deyin. ‘’X marka saati almaya param yetmez’’yerine ‘’X marka saati almayı seçmiyorum’’ deyin. Paranın sizi kontrol etmesi yerine, sizin parayı kontrol etmeniz yönünde beyninizin programını değiştirin. Paranızı nereye gideceğini siz karar verin; emin olun çok özgür hissedeceksiniz.
So  my friend, umarım bu yazımı okumaya fırsat bulursun. İşte bu, bütçe yapmanın benim hayatıma kattığı en pozitif etki.

Cuma, Şubat 10, 2012

kitap sevgisi

Gerçek kitapların verdiği hissi çok sevdiğimden, ilk çıktıklarında e-kitaplara karşıydım. Kağıda basılı olanların kokusu, onları ilk defa açışım, elimde tutuşum ve arkadaşlarıma ödünç verişim…
 Sevmediğim tarafları ise ağırlıkları. Her seyahate yanımda en az iki tane kitap götürürüm. Ama bazen çok ağır olabiliyorlar. Bu yüzden indirimde görüp denemeye karar verdiğim e-kitap okuyucum ile yaklaşık bir ay önce tanıştım. Bu kararımdan dolayı da kendimi hararetle tebrik ediyorum. Çünkü beklentilerimi aşmış durumda.
 En son 2973 sayfalık Rüzgar Gibi Geçti romanını yükledim. Hemi de beleş. Avustralya orijinli bir edebiyat sitesi, telif haklarında bir sorun olmadığı için 50 yıl önce ve üzeri tarihlerde yazılmış olan romanları ücretsiz yayınlıyor. Bu da demek oluyor ki uzunca bir süre klasiklere takılıyor olacağım. Kitap için ayırdığım bütçeyi de böylece sıfırlıyorum. En azından uzunca bir süre için.