Cumartesi, Kasım 05, 2011

oran ve orantı

İyi yaptığım şeyler: Paramı yönetme konusuna gelince süper planlıyımdır. Yapılacak ödemelerin tam zamanında olmasını sağlarım. Yatırımlarımın günlük hareketini takip etmek için, günlük harcamalarım için Excel’de çizelge ve grafikler hazırladım. Kısacası her kuruşun nereden gelip nereye gittiğini bilirim.
Pek de iyi yapamadığım şeyler: Kaliteli şeyleri severim. Bir şey alırken sonunda daha pahalı olanı ya da bilinen bir marka olanı seçmiş olurum. Bu her şey için geçerli: Giyecek, ayakkabı, beyaz eşya, makyaj malzemesi, yiyecek, elektronik vb. Çünkü daha uzun süre kullanabileceğimi düşünürüm. Yatırım yapmak gibi birşey. Bu alışkanlığımı kontrol etmeye çalışıyorum. Bazen kalitesi iyiyse daha pahalı olanı almak güzel. Fakat reklama para harcamayan, isimsiz ama kaliteli ürünleri daha sık kullanmalıyım.
Bir zamanlar benim de saçlarım çok kısaydı. Çalıştığım yere yakın diye sürekli aynı kuaföre gidiyordum ve çok da memnundum. Kesen adam kafamın şekline uygun en güzel stili yapıyordu. Üstelik çok da ucuzdu. Bir gün çalışma arkadaşlarımın gazına geldim. Bakırköy’deki Carousel’in içinde çok pahalı bir kuaföre gitmem için ısrar ettiler. Halen yerinde duruyor mu bilmem. Sonuçta besleme saçı gibi bir kesim oldu. Üstelik üzerine de bir ton para vermiştim. Acısını onca yıl sonra halen hissediyorum. O günden sonra bir daha hiç kısa saçım olmadı. Demekki verilen parayla alınan hizmet her zaman orantılı olmuyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder