Pazartesi, Kasım 07, 2011

Biz Türkler

Bu bayram da insanlarla fazla haşır-neşir olunca bazı gözlemler yapma fırsatım oldu:
Sadece biz Türkler’e özgü bazı hareketler var. Örneğin:
-İçeri girdiğinde ‘’geldin mi’’ sorusuyla karşı karşıya kalmak
-Bir şey ikram edilince kibarlık olsun diye’’çok sağol’’ diyerek reddedip ısrar gelmeyince de aç kalmak
-Olmayan bir şeyin yokluğunu sorgulamak ‘’-Ekmek var mı? –Yok. –Hiç mi yok?’’
-Hayır yerine kaş kaldırıp dilini damağına vurdurarak " cık " sesi çıkarmak

-'Nerelisin?' sorusuna cevap aldıktan sonra otomatikman 'İçinden mi?' diye sormak

-Yolculuğa çıkacak kişinin arkasından maşrapa ile su dökmek
-Garsona "şefim", minibüs şoförüne "kaptan" demek
-Kurban bayramında üç kişi danaya girmek
-Cep telefonuna polis telsizi melodisi yüklemek
-Bir tanıdıkla karşılaşınca, öpüşüp kucaklaşmak ve şöyle bir sağa sola sallanmak. Efendim bu adetin kıymeti gavur ellerde belli oluyor. Sevdiğiniz bir yabancı arkadaşınızı görünce bir hamle yapıp bunları denemeyin çünkü korkuyorlar (benden bir şey mi istiyor acaba?) yalnız bu bütün yabancılar için geçerli değil; zira Akdeniz milletleri benzer ritüellere sahipler
-Korkulduğunda (korkuya neden olan olayın akabinde) baş parmakla damağı kaldırmak
-Adres soran turiste bağırarak yol tarif etmek. (Sanki bağırınca turist Türkçeyi anlayacak)
Bir de sabah akşam çay içen tek ırkız. Çay içmeyince başımız döner.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder