Pazar, Ekim 30, 2011

bayram ikramiyesi

Hmm, ikramiyem sadece 800TL ama yinede hatırı sayılır bir para. Bununla ne yapsam acaba? Tamamını tasarruf hesabına mı aktarsam,  yoksa bölüp birkaç şekilde mi değerlendirsem?
Eski ben olsaydım, kendimi sokağa atıp tamamını yeni sezon kışlıklara yatırırdım. Ama artık değil. Elimdeki herhangi bir fazla para yararlı bir şeye gidecek.
Halen alışverişe gitmek için de çok hevesliyim. Ama kendimin eski alışkanlıklarına geri dönmesine izin veremem! Eğer zayıf olduğum şu an kayıp gidersem, gelecekte geriye doğru bu ana baktığımda hiç irade gücümün olmadığını görürüm. Dik durup paramı kendi şeytani benliğimden korumalıyım!
Para biriktirmek, benim için bir çeşit koşu. Eğer durup yürümeye başlarsanız (para harcamak) tekrar yarışta koşmak için gerekli motivasyonu neredeyse hiç bulamazsınız. Çünkü rahatlamanın tadına varmışsınızdır. Yürüyüp rahatlamak iyi hissettirir. Öyleyse burada anahtar her zaman için koşar durumda olmak. Önemli olan hiç durmamak, motivasyonu hiç kaybetmemek. Bu bir iç savaş ve iradenizin gerçekte ne kadar güçlü olduğunu gösterir bir test. Çok yarışmacı bir tip olduğumdan benim için de irademle bedenim arasında bir çekişme. Kendimi gevşetip savaşı kaybedemem.
Herneyse, biraz konudan saptım galiba. Son noktayı koyuyorum: Nefes aldığım sürece, bu bayram ikramiyesi hiçbir şekilde bir mağazanın para kasasına girmeyecek… Şimdi müsaadenizle parayla ne halt edeceğime karar vermem lazım!
Bu da ben. 2000 yılı Avrasya maratonunda ülkemizi temsil etmiştim :-))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder