Cumartesi, Aralık 31, 2011

misafir blogculuk

Hiç başka birinin blogunda yazınızın yayınlanma fikri aklınıza gelmiş miydi? Benim takip ettiğim İngilizce birkaç blogda gördüm. Çok iyi bir fikir. Böylece kendi konunuz dışında yayın yapan veya okuyucu kitlesi sizden daha fazla olan bloglarda kendinizi tanıtma fırsatınız oluyor. Yazınızı beğenenler başka ne varmış diye sizin blogunuza gelebiliyor. İşte tam bu konuda www.bloghocam.blogspot.com da yazan Serdar Kara arkadaşımız bir e-kitap hazırlamış. Lütfen bunu okuyun. Daha ayrıntılı bilgi veriyor. Blogcuların yurtdışında konferansları, sempozyumları, birlikleri var. Olayı bayağı büyütmüşler yani. Bizde niye olmasın?
Teknik konularda pek iyi olmadığımı daha önce söylemiştim. Bu konuda en çok yardımı bloghocam’dan alıyorum. Bu yüzden kendisine böyle yararlı bir iş yaptığı için teşekkür ederim. Linki aşağıda veriyorum
http://www.bloghocam.blogspot.com/2011/12/mini-e-kitabm-okuyun-misafir-blogculuk.html

Cuma, Aralık 30, 2011

Blog değerlendirmesi

Her ne kadar bu blog yılın son 3 ayından beri kuruluysa da genel bir değerlendirme yapmak istiyorum. Çünkü dikkatimi çeken önemli bir konu var.
Toplam sayfa görünümleri: 1403
Bunda bir şey yok. Ama en çok neyin arandığına bakınca bir gariplik var.
434 tıklama ile ‘dünyanın en küçük kedisi’. Sanırım yarın baksam 500’e çıkar.
Kasım ayında böyle bir resim yayınlamıştım. En çok ilgi çeken sanırım bu olmuş.
Arkadaşlar, etmeyin, eylemeyin….Burada o kadar güzel yazılarım var. Niye gidip gidip dünyanın en küçük kedisine tıklıyorsunuz??? Tamam biz de kedi severiz ama şevkimiz kırılıyor yani...

Perşembe, Aralık 29, 2011

2012 listesi

Evet, 2011 bitiyor ve ben buna inanamıyorum. Bu sene o kadar çabuk geçti ki hiç bir şey anlamadım. Biraz korkutucu oluyor doğrusu. Yıllar geçtikçe zaman hızlanıyor sanki.
2012 için kendime birkaç hedef koymak istiyorum. Yoksa günlük koşuşturmadan bazı şeyleri atlıyorum ve daha sonra aklıma gelince, keşke yapsaymışım diye hayıflanıyorum.
3 kere günübirlik yürüyüş turuna katıl. İlkbahar ve sonbahar aylarında yapılacak. Daha önce Kırklareli, Abant gibi yakın çevre gezilerine katılmıştık ve çok memnun kalmıştık. Son birkaç yıldır tembellik ediyoruz.
Haftada 3 gün pilates yap. Bu hafta pilateste birinci ayım doluyor ve kendimi yararlı bişey yapmaktan dolayı gerçekten çok iyi hissediyorum. Ayrıca dünyanın ekipmanını almış durumdayım. Yani artık bırakamam…
Ayda yarım kilo ver. Gerçekçi olmak lazım. Birden verilen kilolar hep geri gelir. O yüzden şu felsefeyi benimsiyorum: ‘’Durmadığınız sürece yavaş ilerlemeniz önemli değildir.’’ Zaten ideal kilom 60. Şuanda 66 kiloyum. Yani bir yıl sonra istediğim kiloda olurum.
Haftada bir kere yeni bir yemek tarifi dene. Bu konuda çalışmaya şimdiden başladım ve mükemmelleştirdiğim birkaç tarifim oldu. Bunları kendime ait bir yemek defterinde topluyorum. Kim bilir;  ilerde belki bunları ayrı bir blogda yayınlarım.
Bloga haftada en az 5 tane yazı yaz. Blog dünyasında henüz 3. ayımı yeni tamamladım. Konu bulmakta hiç zorlanmıyorum. Yalnız bilgisayar başına geçip yazı yazmaya başlamak bazen zor geliyor. Yazmaya başlayınca da duramıyorum gerçi. Sanırım Arap atı gibiyim; koştukça açılıyorum.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar.
Yeni yılda sizler kendiniz için neler planlıyorsunuz?

Çarşamba, Aralık 28, 2011

Elektrik Faturası

30 liralık tutarın nasıl 55 liraya geldiğinin bir öyküsü:
Bugün elektrik faturası geldi. Toplam tutar: 55.30TL. Son zamanlarda televizyonda çeşitli kanallarda yapılan bir röportaj aklıma geldi hemen. İnsanlara elektrik faturalarından şikayetçi olup olmadıkları soruluyordu. Tüketim bedelinin dışında daha  birsürü kalemden dolayı faturaların şiştiği anlatılıyordu. Orada görmesem faturayı incelemek hiç aklıma gelmezdi. Görünce şok oldum. Şöyleki:
Tüketim tutarı:   30.55TL
K.K Bedeli:       5.47TL
Pr.Sat.Hiz.Bd:   0.68TL
Sayaç okuma:   0.19TL
Sis.kul.bd:        1.35TL
Dağıtım bd:      6.13TL
Enerji Fonu:      0.31TL
TRT Pay:          0.62TL
Elek.Tük.Vergi:  1.56TL
KDV:                8.44TL
Fatura Tutarı:    55.30TL
Ufak ufak eklenen şeyler fatura tutarını neredeyse iki katına çıkarıyor. Ama üzülmeyin; çözümü bulmuşlar. Artık bu tutarlar kafanız karışmasın diye bu şekilde gösterilmeyecekmiş. Çoğunu tüketim tutarı diye yazacaklarmış:-) En azından kendimizi fazla enayi hissetmemiş oluruz artık.

Cuma, Aralık 23, 2011

hava durumu

Yaz insanı olduğumu her zaman söylerim. Aydınlık ve güneşli sabahları, geç batan akşam güneşini ve tabiki ikisi arasındaki güneşli geçen günleri severim.
Çoğu insan gibi kış mevsimi pek sevmem. Karanlık, soğuk, ıslak ve insanı mutsuz eden günler. Evin rahat ve sıcaklığından dışarı bakıp ağaçların rüzgardan sallandığını, yağmur damlalarının cama vurduğunu seyretmek o kadar da kötü değil tabii. Şöminede yanan ağaç kütüğü ve loş ışık ….ama lütfen!!  Gerçek ise, karanlık, soğuk, nahoş ve kimse bununla eğlenmiyor.

Soğuk hava Edirne'den giriş yapmış. Yılbaşına da karlı girebilirmişiz. İçimiz açılsın diye güzel bir kar manzarası yayınlıyorum.

Çarşamba, Aralık 21, 2011

Para ve onunla yaptıklarımız

Kişisel finans konusuna çok meraklıyımdır. İnsanların nerelerden para kazandığı ilgimi çeker. Parası olanın onunla ne yaptığı bazen de olmayanın ne yaptığı  beni hayrete düşürebilir.
Çok uzun yıllar maaş gününden maaş gününe gün sayarak yaşadım. Şimdi saçma geliyor. Tekrar o pozisyona düşmeyi asla istemem. Başkalarının da aynı hataları yapmasını istemem.
30 yaşına gelip de borç içinde ve ay sonunu getirebilmek için ailesini tırtıklayan biri olmayı kimse istemez. İnsan, bağımsız ve borçsuz olmalı. Bunun için de eğer o zamana kadar uygulanan yöntemler başarısız oldu ise oturup düşünmeli; bütün mali durum masaya yatırılmalı. Kendini organize edip hedefler konmalı. Hedeflere odaklanıp yoldan sapılmamalı. Herkeste işleri pozitife çevirmek için bir potansiyel vardır. Önemli olan bunu kişinin kendinde farketmesi. Motivasyon ve başarıya odaklanma şart. Bu konuda okumanın da faydası var. Diğerlerinin  parayla ne yaptığını bilmek ve birbirine destek olmak, grup ve beraberlik bilinci yaratmak yararlı olabilir… böylece herkes kendi kişisel hedefine ulaşabilir.
Herneyse, gerçek hayata geçerek parasal konulara dönüş pek yakında.:)

Salı, Aralık 20, 2011

felsefi düşünceler

Kuralları öğrenin, daha iyi oynayın: Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Böylece herkesten iyi oynayabilirsiniz.
Bilgi deneyimden gelir: Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir.
Farklı sonuçlar beklemeyin: Delilik, aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir.
Değer yaratın: Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın.

Pazartesi, Aralık 19, 2011

nasıl yapmalı?

Bir önceki yazımı tamamlar nitelikte, eğer hayatınızın biraz daha kolaylaşmasını istiyorsanız aşağıdaki teknikleri uygulayabilirsiniz.


İlk olarak kendiniz için kesin hatlarla çizilmiş hedefler koyun: Zayıf, belirsiz idealler sadece zayıf ve belli belirsiz çabalar yaratır. Ayrıca ne yapacağını ve nasıl yapacağını bilmemek sizin monotonluktan, tembellikten sıyrılmanızı engeller. Bugün ne yapmanız gerektiğini kesin ve net olarak tanımlayın. Mümkün olduğu kadar spesifik olun. Yapılması zor görünen büyük görevleri, ufak adımlara bölün ve bu öğleden sonra hangi adımı atacağınızı kesin olarak belirleyin.
İkinci olarak pek çok işi aynı anda yapmayı bırakın:  Çok sayıda değişik işi aynı anda yapmaya çalışarak hepsini becerebildiğinizi zannedersiniz; ama aslında beyniniz o sırada o kadar dağılmıştır ki hiçbir işi kusursuz olarak yapamaz. Bu en iddealı kişiler için de böyledir. Zihinsel gücünüzü değişik şeylere yaymak yerine sırasıyla her bir hedefe tek tek odaklanın.

Sanırım herkes kendi işini kurma hayalini hayatında bir kez de olsa kurmuştur. Patronun olmadığı bir hayat güzel olurdu. Bütün kararlarınızı kendinizin verdiğini düşünün. Görevlerden bazılarını sevmezseniz ya başkalarına yaptırırsınız ya da hiç yapmamayı seçebilirsiniz. Ofisinize ikide bir gelip en aptalca soruları soran sevmediğiniz iş arkadaşınızla uğraşmak zorunda kalmazsınız. Hayal edin; ama bu rüyayı gerçekleştirmek için bir şeyler yapıyor musunuz bakalım? Belki size ilham verebilmişimdir.

Cuma, Aralık 16, 2011

yorgunluk çeşitleri

Borç yorgunluğu diye bir şey duydunuz mu hiç? Çok uzun süre borç içinde olmaktan kaynaklanan, artık kendinizi asla bu durumdan kurtulamayacakmış gibi hissetmenize neden olan zihinsel bir durum. Böylece artık umursamayıp harcamaya  devam edersiniz.
Bir de karar verme yorgunluğu var. Her ne kadar mantıklı ve aklı-selim olmaya çalışsanız da birbiri ardına çok sayıda karar alırken biyolojik bir bedel ödersiniz. Gün içinde ne kadar çok seçim yaparsanız bir sonraki seçim beyniniz için biraz daha zor gelir; sonunda kısa yollar aramaya başlar. Bu, genellikle iki değişik şekilde olur. Birinci kısa yol gözü kara ve pervasız olma durumu: Eylemin sonuçlarını düşünerek enerjiyi harcamak yerine düşünmeden, tepkisel olarak davranmak. Diğer kısa yol ise tam bir enerji tasarrufu: Hiçbir şey yapmamak. Karar vermek için ıstırap çekmek yerine, hiçbir seçimde bulunmamak. Karar vermeyi bu şekilde gömmek çoğunlukla sonradan daha büyük sorunlar yaratır; ancak o an için zihinsel yorgunluğu hafifletir.
Bu yorgunluk şekilleri aslında pek çok kişinin içinde bulunduğu maddi sıkıntıların nedeni. Çok sayıda önemli kararı alırken küçük kararlar için kapasitemiz azalıyor. Umuyorum ki yorgunluğun bu şekillerini anlamak göz açıcı olmuştur. Paramızın ve enerji seviyemizin farkında olmak, doğru kararlar almamızı sağlayan zihinsel enerjiye sahip olmak raylardan düşmeden ilerlememizi sağlar.

Perşembe, Aralık 15, 2011

karar anı

İki dakika önce parmaklarım tetikteydi ve ben, şu Rox konseri biletlerini almak üzereydim. Eminim çok güzel bir konser olacak. Ama yapamadım. Onun yerine buradayım. Suçluluk duygusu içinde sayfayı kapattım, derin derin nefes aldım ve bloguma girdim. Ama o biletleri almaya çok yaklaşmıştım. Eğer alsaydım yılbaşı için ayırdığım bütün para uçacaktı. Böyle düşününce kararım için pek üzülmüyorum.


Çarşamba, Aralık 14, 2011

Rox konseri

Rox'ın İstanbul’da konseri olduğunu yeni keşfettim! Yuppiii!  En son ne zaman bir konsere gittiğimi hatırlamakta güçlük çekiyorum. Sanırım Britney Spears konseri, yıl 2009. Konser stadını dolduranlar yaş ortalaması 9-19 arası olan kızlardı. Bir de çok küçükleri getiren anne veya babaları yanlarında vardı. Yaş grubu olarak ben sanırım o anneler kategorisine giriyordum. Konser Türkiye'de olsaydı herhalde durum seyirci demografisi açısından çok daha farklı olurdu.
Bu konser için biletler 45TL.satışa çıkmış bile. Şimdi kocamı bu konsere benimle gelmesi için ikna etmem gerekiyor. Bunu demişken iki kişinin bileti 90TL ye geliyor. Bir de ulaşım için min. 70TL taksi parası.  Ayyy! Bunun için bütçede para yok.
Naapsam,naapsam….
                                      Britney Spears'ın Circus turnesinden

Pazartesi, Aralık 12, 2011

pazarlama ve marka nedir?

Pazarlama ve nasıl marka olunduğu konusunda internette bulduğum, çok aydınlatıcı bir anonim yazı:


Bir partide çok şahane bir kız gördünüz diyelim. Hemen yanına gidip:
"Harika sevişirim!" derseniz;
Bu, doğrudan pazarlamadır (direct marketing)

Arkadaş grubunuzla partide takılırken, arkadaşlarınızdan biri kıza gidip sizi gösterip:
"Şu çocuk var ya, harika sevişir." derse;
Bu reklamdır

Partide şahane bir kız gördünüz. Yanına gidip telefon numarasını aldınız. Ertesi gün kızı arayıp dediniz ki:
"Merhaba, harika sevişirim.";
Bu telemarketing'dir.

Partide şahane bir kız gördünüz. Hemen kravatınızı düzeltip ona bir içki koyarsınız, ona kapıyı açarsınız, çantası düşerse hemen davranıp yakalar, kendisine verirsiniz. Dolaşmayı teklif edersiniz ve dersiniz ki:
"Ha bu arada, harika sevişirim.";
Bu halkla ilişkilerdir.

Partide şahane bir kız gördünüz. Kız yanınıza geldi ve dedi ki:
"Duydum ki harika sevişiyormuşsun."
Bu marka olmaktır...



Cuma, Aralık 09, 2011

uyumsuz uyum market

Uyum Marketin benim semtimde bulunan mağazasından bir daha alışveriş yapmamaya karar verdim. Diğer mağazaları da bu şekilde dikkatsiz mi çalışıyor bilmiyorum. Şimdiye kadar oradan pek de sık alış-veriş yapmamamın bir sebebi vardı. Neredeyse her seferinde bir ürünün etiket fiyatı ile kasada ödediğim tutar farklı oluyordu (tabii benim aleyhime olacak şekilde). Düzeltilmesini istediğimde ise kasa sırasına tekrar girmiş kadar bekletiyorlar. Bugün artık daha fazla kendime işkence yapmamaya karar verdim. Elimdeki tüm torbayı iade ettim.
O kadar pişkinlerdi ki özür dilemek yerine bir de aralarında şöyle bir konuşma geçti  ‘iyi kontrol et; fiştekilerin hepsi burada mı tek tek bak’.  Sanki önlerinde ağaç olmuş bekleyen ben değilim; torbadan mallarını yiyorum. Neticede boş yere zaman ve enerji kaybına uğradım. Aslında en büyük kayba uğrayan kendileri. Devir müşteri kaybetme devri değil. Yeni müşteri kazanmak zaten çok zor. Ellerindekini de bu şekilde kaçırırlarsa kendileri zararlı çıkar.
Biz tüketiciler açısından bu gibi muameleleri önlemenin bir yolu var. Bazı gelişmiş ülkelerde uygulanıyor. Eğer malın etiket fiyatı ile kasada ödediğiniz tutar farklı çıkarsa, satıcı o ürünü size bedavaya vermek zorunda. Bizde de böyle bir uygulamaya geçilmeli. Aksi takdirde her alışverişten sonra, daha mağazayı terk etmeden fişlerinizi tek tek kontrol etmek durumundasınız. Yoksa size farkettirmeden cebinizden kıymetli paracıklarınız uçabilir...

Perşembe, Aralık 08, 2011

Mevlana ve değişim

Bu hafta Mevlana Haftası. Onu bir sözüyle analım:
Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol.
Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın.
 “düzenim bozulur, hayatım alt üst olur” diye endişe etme.
Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden iyi olmayacağını?
 ( Şems-i Tebrizi)

Çarşamba, Aralık 07, 2011

PicMarkr

Bugün faydalı bişey öğrendim. Bundan böyle filigranla blogumda paylaştığım resimleri damgalayabileceğim. Tabii hepsini değil. Kendime ait görselleri kullanırken. Nasıl yaptığımı sizlere de anlatayım. Belki bi işinize yarar:

  • İnternette PicMarkr adında ücretsiz bir araç var. O siteye gidin.
  • Filigran eklemek istediğiniz resmi seçin. Bunun için Step 1 de Browse a tıklamanız gerekiyor.
  • Resmi seçtikten sonra Go to Step 2 butonuna basın. Burada resminizde görünmesini istediğiniz filigran türünü seçin. İstediğiniz yazı veya logoyu girin.
  • Sonra continue butonuna basarak son aşama olan Step 3 e gidin. Burada download image to computer ü tıklarsanız işlem tamamlanmış olur. Bu kadar kolay yani.

Kobay resmim de bu:Düşünen kedi!

Pazartesi, Aralık 05, 2011

Ihlamur Kasrı

Pazar günü hava çok güzeldi. Biz de günü açık havada geçirmeye karar verdik. Beşiktaş’a birkaç yıldır yolumuz düşmemişti. Yürüyerek o bölgeyi gezmeye karar verdik.
Önce tramvayla son durak olan Kabataşa kadar geldik. Oradan da Beşiktaş çarşısına kadar yürüdük. Sanırım herkes bizim gibi düşünmüştü. Çünkü çarşı çok kalabalıktı. Dükkanlar azalmaya başlayınca hızımızı alamadığımızdan olacak aklımıza Ihlamur Kasrı geldi. O civarda olduğunu biliyorduk ama yerini tam olarak çıkaramadığımızdan bir esnafa sorduk. Meğerse çok yakınmış.
Bu kadar şehir içinde olup bu kadar şehirden uzak hissedebileceğiniz nadir yerlerden bir tanesi. Kafa dinlenebilecek, iki satır birşeyler okunabilecek muhteşem bir gizli bahçe. Giriş ücreti de sadece 1TL. Adını Ihlamur ağaçlarından alan Ihlamur Kasrı’nın bahçesinde Türkiye’de çok ender bulunan ağaçlar var. Kış mevsiminde olmamıza rağmen görüntü çok güzeldi. Bahar mevsimini düşünemiyorum artık.


Lale devrinde buraya iki köşk yapılmış. Daha sonra Abdülmecit 1849-55 tarihleri arasında, günümüzdeki 2 köşkü yaptırmış:Maiyet ve Merasim Köşkü. Küçük olan Maiyet Köşkü bugün kafeterya olarak kullanılıyor. Fiyatlar fena değil. Çay 2TL, karışık tost 3,5TL. Bizim gibi o taraflara yolunuz düşerse muhakkak uğrayın derim. Çıkışta Taksime kadar taksiyle gitmek 8TL tutuyor. AVM lerden uzak geçirilmiş güzel bir hafta sonuydu.   

Cumartesi, Aralık 03, 2011

en komik fıkra

Son zamanlarda okuduğum en komik fıkra:
Telgraf
Yurt dışından telefonla arayan adam, heyecanla sormuş:
‘Efendim, kayınvalideniz dün gece öldü. Gömelim mi, yakalım mı, denize mi atalım?’
Adam cevap verir:
‘Mümkünse her üçünü de yapın; neticeden emin olmak istiyorum!’
Bugün hava o kadar güzel ki, biraz sonra kuçinoyla yürüyüşe çıkacağım; sonra da gelip Sophie Marceau'nun Markiz filmini seyredeceğim. Umarım bugün herkes benim gibi iyi bir hafta sonu geçiriyordur!

Cuma, Aralık 02, 2011

isyan


Anne-babasına karşı isyan eden çocuklar gibi hissediyorum yeniden. Ama onun yerine xx yaşındayım ve kendi hazırladığım bütçeye  isyan ediyorum. Bu ay limit aşımları görebiliriz yani.

Perşembe, Aralık 01, 2011

Aralık 2011 bütçe hedeflerim

MASRAFLARHEDEFLENENGERÇEKLEŞENKALAN
Ev aidat1500150
Isı2300230
Elektrik53053
Kablolu14014
Telefon50050
İnternet29029
Bakım-Onarım000
Market-Gıda3500350
Market-Abur cubur50050
Market-Temizlik30030
Kişisel bakım50050
Ev eşyası1000100
Dışarda yeme60060
Eğlence-yılbaşı2000200
Giyim75075
Yol60060
Hediye000
Bağış000
Sağlık000
Veteriner70070
İçme suyu22022
Taksitler000
Diğer aidatlar2800280
Kitap-Dergi10010
Hobiler62062
Toplam194501945


Aralık ayı biraz masraflı bir ay olacak. Sebebi de yılbaşı + gelecek yılın devremülk aidatı.

Bugün plateste ilk günümdü. Haftada 3 gün birer saat bizim sitenin grubuyla çalışacağım. Aylık maliyeti 25TL ve gruptaki herkes bu işi çok ciddiye alıp canla-başla çalışıyor.:-) Bu yüzden kaydolduğuma çok memnunum.

Bu arada yapmayı düşündüğüm para operasyonu için altının fiyatı ve dolar kuru beklediğim seviyeye geldi. (103 ve 1.83) Ama şimdilik beklemedeyim. Çünkü dolar düşüş eğilimine girdi. Kendimi zor tutuyorum ama beklemeliyim...

Çarşamba, Kasım 30, 2011

Kasım 2011 bütçe değerlendirmesi

MASRAFLARHEDEFLENENGERÇEKLEŞENKALAN
Ev aidat100181,25-81,25
Isı80080
Elektrik3535,9-0,9
Kablolu14140
Telefon20128
İnternet29290
Bakım-Onarım000
Market-Gıda420321,0198,99
Market-Abur cubur5034,4915,51
Market-Temizlik3027,192,81
Kişisel bakım50050
Ev eşyası15064,8385,17
Dışarda yeme6092,5-32,5
Giyim150274,35-124,35
Yol1509258
Hediye50100-50
Bağış70700
Sağlık027,9-27,9
Veteriner105112,9-7,9
İçme suyu2227-5
Taksitler000
Diğer aidatlar000
Kitap-Dergi50743
Öngörülmeyenler-Tüp070-70
Hobiler2040-20
Toplam16551633,3221,68

Bu ayın hedef gerçekleştirme sonuçları bu şekilde oldu.
  • Ev aidatının bu kadar yüksek olması su faturasındaki anormallik yüzünden. Sanırım sayacı yanlış okumuşlar. Yakında belli olacak.
  • Isı faturası halen gelmedi. Aralıkla beraber ödenecek. Yaklaşık 80TL gelir. Bu yüzden toplam kalan tutar aslında 21.68 değil. Yaklaşık 60TL eksi bakiye.:-( Umarım su faturasından 40TL kadar iade olur da eksi bakiye o zaman 20TL'ye iner.
  • Kişisel bakım konusunda bu ay hiçbişey yapmamışım. İyi mi kötü mü artık bilemiyorum....
  • Dışarda yeme- içmede çuvalladım. Gelecek ay bu kalem üzerinde daha çok çalışmalıyım.
  • Giyimdeki 124TL limit aşımı önlenebilirdi. Artık Ocak ayında indirimlerde kullanmak üzere ayırmayı planladığım toplu paradan düşeceğim.
Neticede sonuçlar fena değil.